9 Mayıs 2019 Perşembe

Selameti olsun sabrımın,







Geceden daha siyahtı saçları o vakit, zümrütü utandıran bakışları, yasemenden beyaz teni ve bana kendimi unutturacak gülüşü..



Misal kimsenin gülüne değişemediğim dikenleri.

Parçalasa da ellerimi, akan kan bile mutlu ederdi beni.
Öylesine kapılmayı dilememiştim.
Başlarda beni yolumdan edeceğini de hiç hissettirmemişti bana,
Kendimi kaybettiğim vakitler yanında bulur oldum kendimi.
Kimselere dökemediğim içimi bi o bilir oldu.
Okudu, baştan sona okudu.
Hiçbir satır arasını atlamadı, duraksamadı, yutkunmadı dahi.
Başardı,
Sahi ezberledi mi beni?


Bilmem.



Zaman olur sorgularsın, hissettirdiklerini, düşlediklerini, hepsi sahici. 

Kuşkusuz ezberlediğim elleri, sanki benim tenim gibi.
Yabancı değil bilhassa çok tanıdık yüreği.
Derindir mevzu, sonu son ki el ele bir intihar tablosu.
Hangimiz önce atalım değil adımı, ben gideyim sen kaldır çözümü.


Yıprattı şu sıra sessizlik beni, yordu hafiften sessizliğin, biraz da uykum geldi galiba.

Lakin biliyorum ki uyursam uyanamam bir daha, direniyorum, avaz avaz susuyorum.
Sırf duy diye, 
Sırf seni benden başkası paklamaz anla diye,
Sırf pişman olma diye,
Sırf en çok sana direndiğimi gör diye,
Sırf her şeyi boşverip geldiğimi bil diye, diye, diye tüy bitti dilimde!


Ve ben hala aynı yerde, bıraktığın halde, senin için, seninle.



Bekletme,



Özletme..






iyi gidiyor, senden? 






28 Nisan 2019 Pazar

Bu ilki,










Kimsenin huzur’evi yolu değilim artık, kendimde bir başıma sokakta kaldım zaten.


Tüm kapıların yüzüme kapandığı bu fırtınalı mevsimde sağanağında kaldım yeşilinin bir başıma.

Söz geçiremediğim hayallerim, 
prangalar vursam da susmayan dilim..

En çok sözümü geçiremediğim, olmayacağa meylim, tutunduğum dalım, güvendiğim dağım.

Tutamadım sözümü..

İstemeye istemeye vurdum mührü, dilemesem de ördüm duvarlarımı daha da göğe.
Ki bu defa yetmesindi boyum,  yüküm ulaşsın sana belki o zaman ne hudut tanır ruhun nede hendek.
Sen gelirsin yamacıma bu defa ben sırtlanırım seni, alırım tüm yüklerini, gücümün yetmediği yerde koyarım bir parça yürek, iliştiririm ılgın köklüsü yüreğine can suyu niyetine.

Sen yeşerdin mi ötesi ferah, 
öte yol aydınlık,
tüm güzellikler bizim bütün umutlarla birlikte, 
ben hala bıraktığın yerde bıraktığın halde, 

gel!
çekinme!

14 Şubat 2019 Perşembe










 Fırtına ortasında ılgın ağacı varsaymıştım seni, 

Vuran tüm dalgaları umursamazlığın, koca rüzgarda kımıldamayan yaprağın 

ve doğası ötelere yayılmak olan lakin taşlarla örülmüş dilediği yere varamayan kökün.

Beynimi kemiren suallerim, bile dileye susuşun, çıkmaz yolum, yokuşun.

Sanırım hayatım boyunca denk 
geldiğim en sevimli çelişki bu!

İzlemesi zevkliydi pembe dallarını, hışırtılarını dinlemek keyifliydi zannımca.

Göz alıcı rengin, saçtığın huzur, savurduğun neşen.

Dibine soluklanana verdiğin serinliktendir belkide seveninin bolluğu.

Dilimin varmaya korktuğu bolca güzelliği barındırman ürküttü beni biliyorum.


Varsın olsun, nasılsa;

 Sen güzel ve çirkin bir adamsın!